SP’nin Çanakkale yorumu

Saadet Partisi (SP) Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, “Üzerinden 100 yıl geçmiş bulunan...

SP’nin Çanakkale yorumu

Saadet Partisi (SP) Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, “Üzerinden 100 yıl geçmiş bulunan...

18 Mart 2015 Çarşamba 18:43
 SP’nin Çanakkale yorumu


Saadet Partisi (SP) Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, “Üzerinden 100 yıl geçmiş bulunan Çanakkale savaşı ibret gözü ile incelendiğinde; sebebi, seyri ve sonuçları itibarıyla ümmet bilinci ile yakından ilgili olduğu görülecektir.” dedi.


Savaşın gayesinin sadece Osmanlı yurtlarının istilası ve paylaşımı değil, Hilafet'i tarihe gömerek, İslam ülkelerini artık rahatça sömürebilecekleri ortamı hazırlamak olduğunu belirten Cıdık, şu açıklamayı yaptı;


“Yani Müslümanları "Ümmet Birliği"nden mahrum etmek, tespihin imamesini koparıp atmak ve onları darmadağın etmek gayesiyle saldırmışlardı. Müslümanların kesinlikle karşı çıktıkları ve istemedikleri İsrail Devleti'ni kurmak ve böylece Ümmet Birliği'ni parçalamak için bu savaşı başlatmışlardı.


Sebebi ümmeti parçalamak olan bu savaşın, seyri sırasında da aynı gayeye hizmet eden uygulamalar yapmışlardı. Müslüman'ı Müslüman'a kırdırma taktiği gütmüşlerdi. Nitekim İngiltere ve Fransa'nın boyunduruğu altında olan Müslüman milletlerin gençlerini; "Halifenizi kurtarmaya gidiyoruz" diye kandırarak cepheye getirmişler, Hilafet'e ve Halife'nin askerlerine karşı onları hile ve şantajla savaştırmışlardı. Bu konuda Mehmet Akif Ersoy'un Sebilürreşad mecmualarında yayınladığı makale ve hatıraları okumak gerekir. Böylece Müslümanları hem kendi menfaatleri için cepheye sürüp kırdırmak, hem de birbirlerine düşman etmek gibi taktiklerini hayata geçirmişlerdi. Bugün Milli Görüş camiası başlatılmış bulunan modern Haçlı Seferlerini durdurabilmek için "İslam Birliği" çözümünü her konuşmaya başladığında, Çanakkale'de hile ve şantajlarla karşımıza getirilip bize karşı savaştırılan bu Müslümanları dillerine dolayıp: "Hangi İslam Birliği! Hangi Müslümanlarla! Çanakkale'de bizi arkadan vuran Müslümanlarla mı?" diyerek karşımıza çıkmaktadırlar.


Bu sözleri söyleyen art niyetliler, Müslümanların Çanakkale cephesine, karşımıza hangi tehdit, hangi şantaj ve hilelerle getirildiğini ustaca gizlemekte, araştırma zahmetine girmeyen gafil Müslümanlar da onlara inanma eğilimine girmektedirler.


Ayrıca savaş sırasında Osmanlı'nın yetişmiş ve yetişmekte olan genç ve vasıflı insan zayiatı, yine Ümmet'in geleceğinde derin yaralar açmıştır. 


Çanakkale zaferi sonuçları itibariyle de Ümmet şuurunu yakından ilgilendirmektedir. Çünkü yenilmez kabul edilen ve o günün süper güçleri denilen teknoloji devleri, bilhassa İngiltere ve Fransa, cihad ruhu ile şahlanan Mehmetçiğin karşısında süngü öpmek zorunda kalmışlardı. Bu ise "süper güçlere karşı durulamaz" şeklinde oluşturulan algının çökmesi demek oluyordu.


Çanakkale'de çökertilen bu algı, dalga gagla bütün dünyaya yayılmış, şaşkınlıklara sebep olmuştur.


Süper güçlerin karşısında İslam'ın emrettiği şekilde cihad edilmesi durumunda, Allah'ın yardımına kavuşulacağı ve zafer kazanılacağı inanç ve kanaati ile istiklal savaşımızı kazanmışız. 


Yine bu zafer sadece bizim değil, dünyadaki bütün ezilmekte ve sömürülmekte olan toplulukların, efendi rolüne soyunmuş sömürgecilere karşı zafer kazanma ihtimallerini hesaplayarak ayağa kalkmalarına sebep olmuştur. Nitekim bu zaferle, Asya'da, Ortadoğu'da ve Afrika'da, istila edilmiş ve sömürülmekte olan milletler, onurlu bir şekilde ayağa kalkmaya başlamışlar, efendi rollerine soyunmuş bulunan, İngiliz ve Fransızlar'ı eskisi kadar, rahat yerlerinde oturamaz duruma getirmişlerdi.


Hindistan, Afganistan, Pakistan ve Afrika'daki Müslüman topluluklar ise, İslamın başşehri olan İstanbul'a, kulaklarını ve gözlerini çevirir olmuşlar, bir müddet sonra da, Anadolu'da yanan istiklal meşalesiyle, aydınlanır duruma gelmişlerdi.


Daha sonraki süreçte ise bu mazlum milletler bu motivasyon ile bir bir istiklallerini elde etmeyi başarmışlardır.


Bugün de kendini süper görerek dünyayı yutmaya kalkışanların karşısında bütün yokluk ve imkansızlıklara rağmen, onurlu bir duruş göstermek zorunda olan ümmetin mazlumları, ancak Çanakkale ruhuyla hareket edilirse bu mücadelelerinin başarılabileceğinin bilincindedirler.


Ümmetin amiral gemisi olan milletimiz, önüne konulan Sevr paylaşma haritasını, Çanakkale ruhu ve tecrübesiyle Anadolu'ya geçerek birkaç yıllık bir mücadele ile yırtmaya muvaffak olmuştur.


Günümüzde yine Büyük Ortadoğu Projesi, Arzı Mevud hedefleri ve benzeri haritaların hazırlanmış olduğunu ve ümmetin yurtlarını parçalama ve paylaşma girişimlerinin had safhaya ulaştığını artık herkes görüyor.


İşte bu Sevr, BOP ve benzeri yeni teşebbüslerin de ancak ve ancak Çanakkale zaferi örneğindeki cihad ruhuyla aşılabileceği apaçık ortadadır… 


100. yılını kutlamakta olduğumuz Çanakkale Zaferimizin Ümmet bilincini geliştirerek, mazlum milletlere örnek olmaya ve  dünya dengelerini derinden etkilemeye devam ettiğini söylemek mümkündür.”



Son Güncelleme: 18.03.2015 18:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner182