Yıl 2002 Bugünkü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları Türkiye’yi yönetmeye talip olduklarında içinde şahsımın da bulunduğu bir grup arkadaş burada AK Parti’nin kurmanın onurunu ve sorumluluğunu yaşadı. 

28 Şubat Post modern darbesinin tank gibi bu milletin üzerinden geçtiği bir dönemin ardında  AK Parti demokrasi, özgürlük, insan haklarına ve hukuka saygının mayasında bulunduğu bir Türkiye vaad ediyordu. 

Bu ses elbette karşılıksız kalamazdı. O gün bu kutlu yürüyüşte Çorum’da bu işin bayraktarlığını yapmak Akif Gülle’nin deyimi ile 3. jenarasyona yani bizlere nasip oldu. O günlerde parti il başkanlığı binasının bayrama yetişmesi için Kurucu il Başkanı Muzaffer Külcü’nün çabalarını biliyorum. Kurucu Merkez ilçe Başkanı Mehmet Karadağ’ın partiyi değişik kesimlerle tanıştırma adına gayretlerinin şahidiyim. Haşim Ahlatcı’nın köy köy mahalle mahalle üye kayıt çalışmalarını, Parti ilk seçimine giderken İl başkanlığı bayrağını devralan Faruk Özkader’in katkılarını ve o zaman bizim etrafımızda bulunan burada isimlerini zikretmediğim ağabeylik yapan dostları, işin çilesini çekmiş nice yaşıtımızın, kardeşimizin katkılarını biliyorum. Onlar da beni bilirler.

Bir yaşını yeni doldurmuş bir parti olarak 3 Kasım 2002’de ilk seçim zaferini tattık. Sonra bu büyük milletin bitmez tükenmez çabası ve oylarıyla defaten yeni yeni seçim zaferleri. 

Geçen süre zarfında çokça başarı ve çok şeyle uğraşmanın yan tesiri olarak bir dizi yanlışlarda söz konusu oldu. 

Elimiz sürekli vicdanımızın üzerinde büyük fotoğrafa halel getirmeden doğru neyse onu söyledik. 

Siyaset üzerindeki vesayetin kalkması, demokrasi ve insan hakları konusunda atılan adımlar bizlerde de memnuniyet uyandırdı.

Güzel yapılan bir çok şey herkesçe bilinmekte. Bunları tekrar yazmanın fazla manası yok. Üstelik bu yazının kapsamına da sığmaz. 

Ben burada sadece parti içi demokrasi konusuna değinmek istiyorum.

Kanaatimce AK Parti ülkeye ileri demokrasi getirirken parti içi demokrasi konusunda ilerleme sağlayamamıştır. Partinin ilk tüzüğünde il, ilçe başkanları istifa ettiğinde yönetim kendi içinden başkanını seçerken şimdi başkan istifa ettiğinde yönetiminde istifası alınmakta ve atamayla yeni bir yönetim oluşturulmaktadır. 2004 seçimlerinde belde belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyelerini belirleme yetkisi İl yönetiminin yetkisinde iken bugün genel merkez tarafından belirlenmektedir.

Parti Kuruluş tüzüğünde kongrelerde çarşaf liste uygulanması kuralı varken bugün liste usulü uygulanmaktadır.

İl ve ilçe danışma toplantıları danışma toplantısı özelliğini yitirmiş, alınan kararların tebliğ edildiği icraatların anlatıldığı bir şekle bürünmüştür.

Kuruluş tüzüğünde Genel merkez yoklaması ile bir kez aday gösterilen ve seçilen milletvekilinin sonrakilerde önseçimle gelmesi gerekirken bu kural ortadan kalkmıştır.

Ak Parti bugünlerde  4. Kez milletvekillerini belirleyecek.  Usul diğerlerinde olduğu gibi temayül yoklaması, anket ve nihayet genel merkez  komisyon raporlarından oluşan genel merkez yoklaması.

İlimizde 2002 seçimlerde temayül yoklaması sıralması; 1-Hasan Çalış, 2-Murat Yıldırım, 3-Muzaffer Külcü, 4-Aydın Hoşbaş, 5- Kenan Yaşar, 6-Ahmet Karacif.

2007 seçimlerinde temayül sonucu: 1-Mehmet Karadağ, 2-Kenan Yaşar, 3-Betül Gülgün, 4-Cahit Bağcı, 5-Halil İbrahim Aşkın, 6-Ahmet Aydoğmuş.

2011 seçimlerinde temayül sonucu:1-Haşim Ahlatcı, 2-Erol Kavuncu, 3- Kenan Yaşar, 4-Ali Osman Kıyak, 5-Mustafa Yağlı, 6-Melike Yazıcı.

(Her üç temayülde de yer darlığında ilk altıyı buraya yazıyorum)

Temayül sonuçlarında ilk altıya giren isimlerden; 2002 seçimlerinde 3, 2007 seçimlerinde 2 kişi aday gösterilirken, 2011 seçimlerinde hiç kimse listelerde yer bulamamıştır. 

2015 seçimleri için yapılan temayül sonuçları da burada sayılmadan Ankara’ya gönderildi. 

Kim kaç oy aldı şimdilik bilmiyoruz. 

İçinde il, ilçe, kadın kolları, gençlik kollarının, mahalle ve köy temsilcilerin bulunduğu bin beş yüz civarında kişi tercihlerini yansıtmışlardır. Bir yönüyle bu mini ankettir. Burada delege olarak parti kurucularının da olması gerekirdi.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki aday belirlemede AK Parti artık ön seçim yöntemine geçmelidir.  

Parti içi ileri demokrasi AK Parti’yi daha canlı ve verimli kılacaktır.

Temayül yoklamaları elbette bir önseçim değildir. Ancak Teşkilatlarda görev yapmanın, teşkilattan onay almanın aday göstermede bir karşılığının hissedilmesi gerekir. 

Seçim öncesi yapılan il-ilçe kongrelerinde uygulanan antidemokratik tek aday zorlamasının uzun vadede sıkıntılar doğuracağı umarım tez vakitte fark edilir ve Milletvekilliği aday listeleri milletin beklentilerine en uygun birikimli adaylardan oluşur.

Gömleğin ilk düğmesi ne kadar düzgün iliklenirse sonrası da o kadar güzel olur. Seçimler düğmelerin çözüldüğü zamanlardır. Genel merkezin gömlek düğmelerini ilikleme zamanı…

 İnşallah oluşacak tablo millet için, AK Parti için, cesaret gösterip kendini ortaya koyan aday adayları için en hayırlısı olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
müslüm akkuş 2015-03-03 23:32:47

türkiyede ne yazıkki demokrasi yok.tam bir lider demokrasisi var.bu tüm partilerde aynı.kısmen chp de demokrasi kırıntıları var.milletvekili aday sıralamasını partiye üye olanlar yapmalı.milletvekilleri parti içinde düşüncelerini serbestçe dile getirmeli.il,ilçe kongrelerinde tam bir yarış olmalı.salı günkü toplantılarında milletvekilleride düşüncelerini dile getirmeli.mecliste akp nin 320 milletvekili gelen bir kanun teklifine firesiz evet muhalefet eksiksiz hayır diyor.milletvekillerini parmak kaldır indirden başka işlevi yok.bir an önce siyasi partiler yasası çağdaş hale getirmelidir.

banner182